87 yıl önce 28 Ekim gecesi; “Beyler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz” dediğinde Gazi Mustafa Kemal, kendisini şaşkınlıkla dinliyordu arkadaşları. Çünkü o kasvetli Ankara gecesinde söyledikleri, neredeyse 600 yıllık bir alışkanlığın sonunu belgeliyordu. Bugün ise, dünyada kurulmuş devletlerin tarihine oranlandığında, daha bebek sayılabilecek bir Cumhuriyet’e sahibiz mavi gözlü adam ve cesur arkadaşları sayesinde..
Günümüzde, 87 yıl önce binbir emek ve eziyetle kurulmuş Cumhuriyet; yıpratılmaya, örselenmeye, kurumlarının içi boşaltılmaya, ilkeleri anlamsızlaştırılmaya çalışılıyor sanki..Bu gün birçoğumuzun göremediği bazılarımızın da kasten görmek istemediği gerçekleri o yıllarda, o herkesin eleştirdiği içki masasından, görebilmişti mavi gözlü adam..Ve şöyle demişti hatırlarsınız, ülkeyi emanet ettiği gençlere hitabesinde;
“memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”
Ve en önemlisi; sağlığını kaybetmek pahasına, üniformasını askıya terk etmek uğruna, hakkında çıkarılan ölüm emrine bile kulak asmadan, çok sevdiği Selanik’i ellere bırakmak zorunda kalışına aldırmadan giriştiği bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurduğu bu ülkeyi, gençlere emanet ederken tek bir şeyi daha hatırlatmıştı o yıllarda…
“Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!”
Bu gün, 87 yıllık bayramımızı tekrar kutlayacağız. Balkonlara bayrakları astık bile. Fener alayları, yürüyüşler düzenlenecek ve inanıyorum ki hepimiz o kırmızı beyaz coşkuya baktıkça bir kez daha gururlanacağız. Peki ya 30 Ekim sabahı? Hayat yine akıp gidecek. Birşeyleri korumak uğruna birşeyleri görmezden geleceğiz belki de. Bize dokunmayan yılanlar binlerce kez yaşarken, büyürken, heryerimize sızarken; biz, günü kurtarmış olmanın huzuruyla başımızı yastığa koyacağız. Elde ettiğimiz makam koltuklarına yaslanıp yakamıza Atatürk rozeti takacağız. Belki de, bedava kömürleri yakacağız sobada. Bi güzel de ısınacağız.
Kimseyi itham etmeden, kimseyi yargılamadan soruyorum, düşünmüyor muyuz gerçekten?
Hadi şimdi bi düşünün bakalım…
